“İtiraflarım”a Dair

Dikkat! Dikkat! Bu kitap çok sayıda belirsizliklerle dolu olup kafası karışık olanların kafa karışıklığını gidermek için yazılmıştır. Belirsizlik dediğime bakmayın, Tolstoy bir şey dedi mi o şey kafaya yatar. Çok mantıklı konuşuyor adam. Bilmediği bir şeyde bile gerçeğe ulaşabilecek kadar mantıklı. Kafasını kullanıyor işte. Ona verilen aklın hakkını veriyor.

Ama kendi kafası biraz karışık. Sebebini sonucunu bilmeden yaşadığı bir dünya var ortada. Önüne sunulan hiçbir şey tatmin edici değil. Hayatın hiçbir amacının olmadığı düşünüldüğünde ise; beyin felç. Gerçekten anlamsız bir dünya düşünürsek insanın huzurla yaşaması bir mucize oluyor. Son durağı belli olmayan otobüs gibi. Kendini içinde bulmuşsun, arada birileri biniyor, birileri iniyor. Ama nereye gittiğin, nerden geldiğin, nerde ineceğin, hiçbir şey belli değil. İçinden çıkılmaz bir labirent adeta. Tabi böyle bir durumda kurtuluşun en kolay yolu ölüm. Ki bu yolu seçen bir sürü kişi var.

Fakat Tolstoy ısrarla inanmak istedi bir yaratıcıya. Bir amaç için olduğuna her şeyin. Çünkü öyle hissediyordu ve kendisinden daha büyük bir irade olduğunu bildiği zaman gerçekten yaşamanın farkına varıyordu. Yaşamanın anlamını anlıyordu. Hayatın anlamsız olduğunu düşünmek gerçekten zor. Allah'sız bir hayat çekilmez oluyor. Tam son verilesi bir hayat. Tolstoy bu noktaya çok geldi. Ama her seferinde geri döndü. Çünkü bir şey onu engelliyordu. Tüm bu itiraflarından sonra Tolstoy'un müslüman olup olmadığı tartışılıyor. Bence o hakikatini bulmuş. Ama adı konmamış bir hakikat onunkisi.

Ebrar İlbahar
2. Kademe

16 Şubat 2018

Bu İçeriği Paylaş